yasatmak

Yaşatmak İstedik

“Bunun nasıl anlatılması gerektiği hiçbir zaman bilinmeyecek; birinci kişi mi, ikinci kişi mi, üçüncü kişi çoğul olarak mı, yoksa durmadan işe yaramaz kalıplar yaratarak mı? Denilebilse: Biz ayın doğaraklığını göreceğim. Ben gözlerimizin ardında acı duyuyorsun…”

Kamerayı elimize alıp sokaklara çıktığımızdan beri tanık olduğumuz katliamların anmalarında kaybettiklerimizin ismi okunduğunda “yaşıyor!” ve “burada!” cümlelerini tekrar ve tekrar kaydetmişiz. Anma öncesi “Arkadaşlar, yitirdiklerimizi anmak için lütfen sesimiz gür çıksın” uyarısı geliyor megafonda. Kamera yumrukların ve zafer işaretlerinin arasında sabit kalmaya çalışıyor her haykırışta. Kaydeden kişinin kamerası sıkılmış yumruğa dönüşmüş. Hatırlamanın doğası ağırlaşıyor, her “yaşıyor” sözü katliamlarla bitmeyecek bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Yas tutmayı istemeyen, ölümle barışmayan eller… Donuk, nemli gözler boşluğu süzüyor, kimse birbirine bakmıyor. Sanki yitirdiklerimizle göz göze geliyoruz her isim okunuşunda. İsimler tekrarlanırken, birbirlerine bağlanırken haykırışlar artıyor, isimleri çağıran ses, öldürülenleri ve katliamları birbirlerine zincirliyor. Kanıt diye dosyalaşmış tüm cinayet kayıtları ortalıktayken üzeri örtülen bir cinayetin yasını tutmamaya söz veriyor “yaşıyor”ların yankısı. Her “burada” haykırışı azlığımızı çoğaltıyor.

İsimler bir yerde sona eriyor anma kayıtlarında. “Anıları mücadelemizde yaşıyor” sözü ile yumruklar gevşiyor, eller yavaşça iniyor. Hangi anıyı yaşamadan hatırlayabiliriz? Cinayet anını okumak, izlemek, dinlemek o ana ulaşamamanın çaresizliğini de barındırır mı? Yaşamın kendisi metafora dönüşüyor. Ancak yaşamın metaforu ölümü yoksayabilir. Hatırlamak için mücadele etmek, hatırlayarak direnmek… Belleği bir gizeme ve mülkiyete dönüştürmeden, “cinayeti gördük” haykırışı…

Video kayıtlarında  1 Mayıs’tan, 2 Temmuz’dan, 10 Ekim’den ve takvimde unutmadığımız  onlarca cinayet vakitlerinden gelen yüzlerce Can’ın ismi yankılanıyor. Aklımızdaki kurguda, her hatırlama anında, her haykırışta her Can en az bizim kadar “yaşıyor” ve “burada”…

“…ben ki ölmüşüm (hem de sağım, kimseyi aldatmaya çalışıyor değilim, can alıcı dakikaya geldiğimizde göreceksiniz, çünkü bir yerden başlamam gerek, ben de bu dönemden başladım, en sondan öncesi, her şeyin başlangıcı ki dönemlerin en iyisidir bir şeyler anlatmak istiyorsanız.)”

Alıntılar: Julio Cortazar – Cinayeti Gördüm