y5

Eylem, Video, Sosyal Medya: Yayılmanın Geometrisi

Oktay İnce – 2017//

Yayılma Aralığı

Adını koyduk şimdi altını dolduralım. Videoların başka mecralarda çok daha fazla izlenmesini söz konusu etmeyeceğiz, çünkü Seyr-i Sokak takipçilerini sabitimiz olarak alıp videolar arasındaki izlenme, yayılım, etki ve tepki değişkenlerinin nedenleri üzerine düşünmek, böylece “sol”umuzun sosyal medya psikolojisi üzerine veriler elde etmek niyetimiz.

Video yayılma aralığının birincisi, kaydedilen olayla videonun sosyal medyada online edildiği zaman arasında geçen süre. Bu aralık ne kadar kısa olursa, kara haber ne kadar tez elden paylaşılırsa videonun yayılma ve izlenme potansiyeli yükselecektir. Kara haber zaten tez elden yayılması gereken haberdir. Mobil telefonun bir görüntü kayıt ve yayma enstrümanı olarak ortaya çıkmadan önce kamera ile eylem kaydına çıkan video-eylemcinin haberi kurgulama mecburiyeti, teknik nedenleri saymazsak genellikle arada geçen montaj zamanı dolayısıyla zorunlu olarak online edilmesinde gecikmeye yol açardı. Montaj zamanı, eylem-video online edilmeden önce, farklı kesitlerin birleştirilmesi, elenmesi, yeni bir çıktı alınması için geçen süredir. Bu süre aşağı yukarı öğleye kadar basın açıklamalarını çekip akşam haberlerine yetiştiren televizyon haberciliği ile aynı süreydi. Öyle ki iki farklı online paylaşım arasında saatler olabilirdi ama farklı yükleme zamanından kaynaklı izlenme sayıları farkı çok yüksek olmazdı. Şimdi ise, kişisel paylaşımlar da dahil olmak üzere kurumsal medya yayınlarının büyük bir kısmını üzerinde taşıyan sosyal medya ağında, dakikalarla oynayan paylaşım zamanı farklılığı, izlenme sayısında yüksek farklılıklara yol açabiliyor.

10 Şubat’ta Ankara Üniversitesi (AÜ) Cebeci Yerleşkesi’nde akademisyenlerin ihraç edilmesine tepki gösteren insanlara yapılan polis müdahalesi ve gözaltı görüntülerinin, olayla internete yüklenme zaman aralığının görüntülenme sayısını nasıl etkilediği açısından iyi bir örnek: İzlenme sayısı açısından Seyr-i Sokak ile Öğrenci Kolektifleri’ni karşılaştıramayız, elbette Kolektifler’in yüklediği videonun paylaşım sayısı daha yüksek olacaktır ama arada zamandan kaynaklanan orantısız bir fark olduğu çıplak gözle görülebilecek durumda. Öğrenci Kolektifleri üniversitelerde örgütlü bir gençlik hareketi, dolayısıyla sosyal medya hesaplarının öz-izleyen sayısı çok daha yüksek. Öz-izleyen kitlesi burada sadece izlemekle kalmayıp videoyu yaymayı kendine görev edinen kitle demektir.

Video, 10 Şubat’ta Cebeci Yerleşkesi önünde polis tarafından gözaltına alınanların polis aracı içinde muhbir rektör İbiş’e atfen söyledikleri bir türkünün videosu. Çekildiği konum itibariyle, gözaltı aracı gibi video üretiminin en az beklenen bir mekanda herkesin aklı gözaltına alınanlarda iken kaydedilmiş olması dolayısıyla izleyici potansiyeli yüksek bir video. Video gözaltına alınanlar tarafından kolektif olarak üretilmiştir. Hemen paylaşılması için önce Seyr-i Sokak iletişim grubuna atılmış, daha sonra da Öğrenci Kolektifleri’ne gönderilmiştir.

y1En soldaki fotoğrafta videonun Seyr-i Sokak haberleşme alanına düşme zamanı saat 15.11. Seyr-i Sokak sayfasında yayımlanma zamanı ise 15.55. Yani 44 dakika sonra. Öğrenci Kolektifleri’nin sayfasında yayımlanma zamanı ise saat 15.12. Seyr-i Sokak haberleşme ağına düştükten 1 dakika sonra Kolektifler online etmişler videoyu. Esas aldığımız görüntülenme sayısı olduğuna göre Kolektifler’de izlenme sayısı 534 bin iken, SeyriSokak’ta 8.700’de kalmış . Kolektifler’in bütün zamanlarında en yüksek izlenme sayısına ulaşan video olmuş. Video yayımlandığında Öğrenci Kolektifleri’ni 94 bin, Seyri Sokak’ı 13 bin kişi takip ediyormuş. Bizim 7 katımız takipçileri var ama aynı videonun iki Facebook sayfasında görüntülenme sayı farkı 60 kat.

Bu 60 katlık görüntülenme sayı farkının, kişisel meşguliyet veya teknik nedenleri dışarıda tutarsak, Seyr-i Sokak’ın videoyu online etmede geciktiği 44 dakika ile bir ilgisi olduğunu düşünüyoruz. Online yayılmanın aritmetik değil geometrik olması bu oranı nasıl etkilemiştir kestiremiyoruz. Asıl meselenin 1.yayılma aralığında olduğunu düşünüyoruz. İçeriden Seyr-i Sokak’a gönderilen video iki parça idi, şarkıdan sonra kısa bir slogan videosu daha vardı. Gecikme süresi, bu iki videoyu montajda birleştirerek yayımlamak için kaybedilen süre. Videonun üzerine metin yazmak için geçen süre var ek olarak. Hem metin yazmak hem de iki parçanın birleştirilerek yüklenmesi videonun niteliği açısından olumlu bir şey iken, görüntülenme sayısı açısından zaman kaybına yol açmış. Elimizde çoklu kesitler var ise, bunlar arasından eylemi en güçlü yansıtan bir klibi haber olarak online etmeyi tercih edip videonun yayılmasını geciktirmeyebilirdik. Ama eylemin kendi özünü ifade edebilmesi ancak iki klibin birlikte yayımlanması ile mümkün olacak idiyse, görüntülenme sayısında önceliği kapmaya öncelik vermeyip işin doğrusunu yapmak uygun olur elbette. Video-eylemci bu iki seçeneğin hangisini tercih edeceğini görür. Benim fikrimce türkünün hemen paylaşılması uygun olurdu, zira slogan siyasi etki bakımından türküye çok bir şey katıyor değildi. Veya, iki klip art arda ham olarak yayımlanarak montaj süresi beklenmeyebilirdi.

Yayılma aralığı bilgisinin dost haber paylaşımları için olumsuz bir sorunu varsa o da ortaya çıkardığı “rekabet” halidir. Biz dostlarımızla rekabete girersek, bildiğimiz burjuva medyanın “haber atlatma”, “tek yayın kaynağı biz olalım” hali, copyright kavgalar bizi kapıda karşılar, “merkeze hoş geldiniz”. Kolektifler’i atlatarak videonun Seyr-i Sokak logolu yayılmasını sağlasaydım ne olurdu? Tahminen video logolu olduğu için Kolektifler videoyu indirip kendi sayfalarından yüklemezlerdi ama Kolektif üyelerinden bireysel olarak bir çok kişi kendi sayfasından paylaşırdı . Seyr-i Sokak sayfasında da misal 100 bin izlenme sayısına ulaşırdı. Seyr-i Sokak önceki hale göre videonun izlenme sayısını 10 kat arttırmış olurdu ama toplamda videonun izlenme sayısı ¼ e düşerdi. Bu basitçe bir reyting meselesi değil bizim için, her izlenme bir politik etkileşim demek.

Eylem söz konusu olduğunda eylemci, eyleminin videosunun hangi kaynaktan izlendiğine değil, mesajının toplamda ne kadar insana ulaştığıyla ilgilenir. Yükleyen kaynak sayısındaki daralma toplam izlenirliği negatif etkiliyorsa bu daralmayı istemez. Logosuz ve çok kaynaklı yükleme eylem-videonun yayılması açısından her zaman en uygun zemindir.

Şu günlerde alana kamera ve mobil telefonla birlikte çıkıyoruz. Mobil telefonlar canlı yayın, fotoğraf ve video olanaklarıyla haberin paylaşımında hız sorununu çözüyor. Kamera kaydı ise daha sonrası görüntülerin, etki alanı haber-videodan farklı olan eylem-video olarak kurguanması ve arşiv için elzem. İki kayıt aracını sırayla değil birlikte aynı anda kullanan video-eylemciler görürsünüz. Eylemin hangi anında tam da haberlik etkili bir video çıkacağını her zaman kestiremediğimiz için çift kayıta girebiliyoruz.

Yayılmanın Geometrisi: İzlemenin Kaynaktan Kopması

y2Seyr-i Sokak’ın kaybettiği 44 dakikalık süre içerisinde online alemde işler nasıl ilerlemektedir ki izlenirlikte bu devasa fark oluşuyor? Başka bir video ve başka bir paylaşım deneyimi üzerinden arayalım sorunun yanıtını. Dünya Anadil Günü dolayısıyla Ankara’da üniversitelerinden KHK ile ihraç edilen akademisyenler tarafından “bize yapılanların ne olduğunu herkes anadilinde anlasın istedik” ara başlığı ile sunulan ve Seyr-i Sokak’tan yayımlanan videonun izlenme sürecini takip edelim. Video ilgi çekti ilk bir buçuk gün içerisinde yaklaşık 48 bin insana ulaştı, ulaşılan insanlardan yaklaşık 15 bini videoyu izledi. Soldaki ilk fotoğrafta görülebileceği gibi 20 Şubat’ta yüklenen video, bir buçuk gün sonra, Seyr-i Sokak’ın duvarında Seyr-i Sokak tarafından yeniden paylaşıldı. Bu tekrar paylaşım, görüntülenme verileri ortak olmak üzere, ulaştığı insan sayısı verilerinin ilk yüklendiği zamanki verilerden kopup sıfırdan başlamasına yol açtı. Alttaki çizelgemize göz atarsak, videonun Seyr-i Sokak duvarından 2. paylaşımı sırasında, ilk yüklenmenin yayılma zamanı , 3. yayılma aralığını çoktan aşmış zincirleme geometrik paylaşım devam etmektedir. Seyr-i Sokak’tan yeniden paylaşım, ulaştığı insan sayısı verilerini tekrar sıfırdan başlattığına göre video, ilk yüklenmeden mi, 2. paylaşım üzerinden mi yayılmaya devam etmektetir?

Kaynaktan yeniden paylaşım sırasında videonun ulaştığı insan sayısı 48 bin idi. Yukarıda 2. ve 3. fotoğraflara bakarsak iki paylaşım arasındaki farkı görebiliyoruz. İlk yükleme de ulaşılan insan sayısı 48 binden 54 bine çıkarken 2. paylaşım 971 kişide kalmış. Yine altta görülebileceği gibi, bir sonraki gün ilk yükleme ulaşılan insan sayısı 54 binden 58 bine çıkarken, 2. paylaşımda ulaşılan insan sayısı 971 den 1064 e yükselebilmiştir. İki gün sonra ise ilk yüklenmede ulaşılan insan sayısı 65 bine çıkarken 2. paylaşımda 1.220 kişide kalmıştır.

y3Video, Seyr-i Sokak’ın kendi duvarında 2. paylaşımından sonra da asıl olarak videonun ilk yüklemesi üzerinden yayılmaya devam etmektedir? Bunun nedeni yayılma aralığının belli bir aşamasında, izlemenin yükleme kaynağından kopmasıdır. “Yeniden Paylaşım”, yayılmayı kaynağına, Seyr-i Sokak duvarına geri döndürememiştir. Bu ne demek?

Her iki videonun da yükleme kaynağı Seyr-i Sokak’tır. Video, Seyr-i Sokak’a yüklendikten sonra ayrıca kişisel hesaplardan da paylaşır ki Seyr-i Sokak’ı takip etmeyen arkadaşlarımız da görebilsin. Yukarıdaki video ilk 1 saat içinde 14 kişi tarafından paylaşılmış. Bu, videonun kişisel hesaplardan ilk paylaşımı 2.paylaşım aralığıdır. Devamında videoyu ilk izleyen kişiler kişisel hesaplarından yeniden paylaşırlar. Ama artık Seyr-i Sokak kaynağından değil, “arkadaşının paylaşımının tekrar paylaşılması” biçiminde bir geometrik paylaşım zinciri oluşur. Buna da 3. paylaşım aralığı diyelim. Bu 3. halkadan sonra hiç kimse videoyu yayımlayan kaynağa, Seyr-i Sokak sayfasına dönerek, kaynaktan tekrar paylaşım yapmaz. Böylece video ilk paylaşanın arkadaşlarının arkadaşlarının arkadaşlarına doğru sonsuzca uzayabilecek bir yayılma hattı izler. Artık video yüklenme kaynağından değil paylaşımlardan paylaşılmaktadır. Dolayısıyla aynı içeriğin yenilenmiş hali insanlar tarafından fark edilmez. Akademisyenlerin Anadil videosunun Seyr-i Sokak duvarındaki 2. paylaşımının ulaştığı insan sayısındaki düşüklüğün nedeni budur.

y4Ama bu durum asıl olarak Kolektifler’in paylaşımının Seyr-i Sokak’tan daha hızlı yayılmasını da açıklayan durumdur. Kolektifler’in videosunun Seyr-i Sokak’tan 44 dakika önce yayılmaya başlamasıyla, eylem/videonun 2. yayılma aralığındaki “ana yayıcı kitlesi“, devrimci, sol demokrat kitle, Kolektifler üzerinden videoyu yaymaya başlamışlardır. Ana yayıcı kitle Kolektif üzerinden videoyu paylaştıktan sonra, Seyr-i Sokak’ta tekrar gördüğü zaman yeniden paylaşıma girmez. Yukarıda 3. halkadan sonra artık paylaşımın videonun kaynağından koptuğunu, paylaşımdan paylaşım olarak yoluna devam ettiğini yazmıştık. İşte Seyr-i Sokak’ın bir anlamda paylaşımda geç kalarak kaybettiği kitle bu 2. paylaşım halkası ve “ana yayıcı kitle”dir. O aşamadan sonra, videoda farklılık da olsa, misal bizim videoda slogan bölümü, göz altı videosunda başka kamera farkı gibi, paylaşım artık video kaynağından uzaklaştığı için izlenirlik çok düşük kalacaktır.

y5Benzer bir karşılaştırmayı aynı olayla ilgili faklı iki videonun farklı iki zamanda yayımlanmış olması üzerinden yapalım. 8 şubatta Cebeci Kampüsü’nde KHK ile ihraçları protesto etmek için basın açıklaması yapılmaktadır. Farklı akademisyenler, sendika temsilcileri, milletvekilleri konuşmalar yapmışlardır. Daha önce önerdiğimiz bir şeyi burada uygulamaya geçtik. Çok kesitli olduğu için videonun montajdan geçmesi gerekiyordu, bu ise akşama mümkündü. Farklı video kesitlerinden seçtiğimiz bütünlüklü tek bir konuşmayı acil haber olarak montajsız paylaştık. Video kesitin SeyriSokak iletişim grubuna düşme zamanı 13.43. Facebook sayfasında online olma zamanı ise 14.00. Yani 1. yayılma aralığı sadece 7 dakika.

Yaklaşık 7 saat sonra da, aynı etkinliğe ait farklı konuşmalardan “Saray’ın İbiş’i olmayacağız” adlı eylem/videoyu montajlayıp paylaştık. İlk paylaştığımız video 100 bini aşarken ikinci paylaştığımız video 50 bini bulmadı. Açıklama sırasında çok yoğun kayıt alındığını her yerde anında paylaşımlar olduğunu varsayıyoruz. İki videodaki konuşmaların içeriğine baktığımızda ikinci videoda da çok etkili konuşmalar yapıldığını görüyoruz. Birinci videoda tek kişi konuşurken bu anlamda bir monotonluk var iken, ikincisinde birçok kişinin konuşmuş olmasının izlenirliğe pozitif etki edeceğini düşünüyoruz. Ama buna rağmen ikinci video ilk videonun izlenme düzeyine ulaşamıyor. Bunun açıklamasının ben online yayılma aralıklarında olup bitenler olduğu düşüncesindeyim. İkinci videonun 1. yayılma aralığı, yani olayın oluş zamanı ile videonun internete yüklenme zamanı arasındaki süre 7 saat iken, ilk videonun 7 dakika idi. 7 saat içinde olayla ilgili bilgi, haber alma açlığı büyük oranda giderilmiş olan SeyriSokak takipçilerinin ancak yarısı 2. videoyu izlemiş olmalı.

Bu meseleyi gözlemlemeye devam edeceğiz. Evet bazı istatistiki veriler var ama matematik kesinlikler yok tespitlerimizde. Videoların izlenime hallerinden SeyriSokak takipçilerinin tepkilerini gözlemliyoruz, seziyoruz, hissediyoruz sadece. Asıl amaç SeyriSokak’ın takip edilmesinde, videolarının izlenmesinde ön almasını sağlamak değil. Eylem, video aracılığıyla haber halinde en hızlı, en etkili bir şekilde nasıl en geniş insan topluluğuna ulaşabilir derdindeyiz. Bu durum gerektiğinde SeyriSokak önceliğini geri çekmeyi gerektirse bile. Bu gözlemler, sadece videocu ve habercilere değil, artık kendi eyleminin öz-yayıcısı olan eylemcilere de bir şeyler söyler umuyoruz.

Onur Metin’in dipnotları:

Sosyal medyada görünürlük/bilinirliğin anahtarlarından biri de kurumsal duruş. Örneğin Halkevleri turuncusunu, öğrenci kolektifleri mavisini (hatta öğrenci kolektifleri fontlarını) ya da AKP sarısını ayırabiliyor insanlar sürekli aynı tonu, aynı fontu, aynı tarzı korudukları için. Onun için video-eylem kolektifinin adını da standart ve aynı biçimde kullanmak gerekiyor tanınma – bilinme halinin sürekliliği için.

İzlenirlik, TV sektörü için rating cihazı ile ölçülen diğer kanallarla karşılaştırmalı izlenme yüzdesi anlamına geliyor. Yani tam Türkçesi (sözlükte yok ama) “reyting”. Piyasacı bir terim ve sektörün devlerini ilgilendiriyor. Sosyal medyacıları değil. Bunu “izlenirlik oranı” olarak kullanmak zaten başlı başına bir rekabet sözcüğü. Oran sözcüğü içinde bir karşılaştırma anlamı var. Video için, videonun izlenme koşullarının uygun olması (kurgusunun akıcı olması, yüklendiği alanın teknik olarak izlenmesine izin vermesi, hızlı olması, sesinin düzgün olması vs) anlamında kullanılıyor. O yüzden burada kast edilen şey izlenirlik değil, izlenme sayısı olmalı.