stadyum

stadyumStadyum, iki kanallı video yerleştirme, 9’
Artıkişler Kolektifi, 2015*

 

Futbol, endüstriyel ve popüler yüzünün gerisinde çoğunlukla yoksullar ve göçmenler için din, dil, ırk ve sınıf ayrımı olmadan oynanan bir oyun, bir arada yaratabilecekleri bir alan ve aynı zamanda da rüyaların anahtarıdır. Afrikalı göçmenlerin “yaşam ve hayatta kalma stratejisi” olarak futbolla ilişkileri bağlamında stadyuma, bir direniş mekanı olarak bakmanın imkanlarını sorabiliriz.
“Esasında direniş, iktidara kendisine olanak sağladığından müteşekkirdir. Bu sayede, zayıf olan güçlü olanın ‘strateji’lerine karşı ‘taktikler’ üretir”. De Certeau’ye göre direnişin özneleri hareket ettikleri alanda kurulu olanla, yazılı, yapılı ve prefabrike mekanlarla uyuşmazlar. Chambers’a göre kentin alfabesi altüst olmuştur. Dil ele geçirilmiş ve parçalanmıştır; göçer tüm metropolitan tanımları dağıtır (Chambers, 2005: 38, 39). Metropol figürü göçmenlerle çok değişti; fakat metropol acımasız ekonomik işleyişiyle göçere direnir. Metropollerin ekonomilerine güç katmak için göçmenlere yaptığı çağrının bedeli sefalet koşullarına katlanmak olur. Aidiyetsizlik duygusunun verdiği gerilimse göçmenlerin bütün yaşamlarını kuşatır. “Çok fazla sayıda insan, hareketliliği acılarının bir parçası olarak görür, çünkü bu insanlar yerlerinden sökülüp, artan bir hızla sefalet koşullarına mahkûm edilmiştir. Orta Amerika’dan Orta Afrika’ya ve Balkanlar’dan Güneydoğu Asya’ya, dünyaya şöyle bir baktığımızda bile böylesi bir hareketliliğe maruz kalanların başına gelen felaketleri görebiliriz. Onlar için sınırlararası hareketlilik sıklıkla yoksulluk içinde zoraki göç anlamına gelir ve bu hiç de kurtuluş değildir.” (Hardt&Negri, 2003: 172, 173). Zorunlu göç bir sonuçtan çok, yerinden edilmenin bir sonraki aşamasıdır. Hayatın kendisi bir deplasman maçına döndüğünde göçmenlerin tek bir talebi olur; hakemin/kuralların adil olması.
Futbol, eğlence endüstrisi tarafından günümüzde erkek egemen dilin bir aracına dönüşse de aslında birçok takım sporu gibi ütopik kolektif bir yapı öngörür. Bireyleri farklılaştıran toplumsal statüler ve kimlikler formanın içinde kaybolurken, kurallar herkes için aynıdır. Bu nedenle futbol, dünyada adaletin etkin ve gerçek olabildiği potansiyel alanlardan biridir.
Endüstriyel futbol stadyumu arenalara, oyuncuları da bir tür gladyatöre dönüştürürken bu algının dışında kalan futbolsa olanca basitliği ve kalabalıklığı ile yeniden ütopik bir dilin ipuçlarını verir. Sevdiği takımı izleyenlerin oluşturduğu kalabalık, kendisini bir tüketici olarak görmediği müddetçe bir arada olmanın anlamını stadyumda yeniden keşfeder.
Yine de bu elbette sadece bir oyundur; oynamanın ve izlemenin bir arada yaşamayı mümkün kılabildiği bir oyun.

* Sol ekranda izlediğiniz video, Reyan Tuvi’nin Ofsayt (2010) isimli belgeselinin yeniden kurgusudur. Reyan Tuvi’ye izni için çok teşekkür ediyoruz.

 

Stadium, double channel video installation, 9’

Artıkişler Collective, 2015*

Behind its industrial and popular appearance, football is a game for the poor and the immigrants, that assumes no discrimination based on religion, race and class, that they can create space for themselves within, and the key to their dreams. Hence, we might search for the possibility of contemplating ‘stadium’ as a space of resistance for and by the African immigrants, in context of their relationship with football, the immigrants’ strategy to live and survive.

In essence, resistance is grateful to the sovereign for creating a possibility to itself. Thus, the weak can produce ‘tactics’ against the ‘strategies’ of the powerful.” According to De Certeau, the subjects of resistance do not correspond with the established, the written, the built, and the prefabricated on their ground of action. According to Chambers, the alphabet of the city is in disorder. Language is conquered and destroyed; the nomad disrupts all metropolitan definitions. The figure of metropol was shifted by the nomads, however the metropol resists the nomad through its vicious financial processes. The immigrant forfeits by enduring the wretched conditions, which are created by the call of the metropolitan in order to strengthen its power. Non-belonging begets a tension that surrounds the immigrants’ lives. Too many people perceive this being-on-the-move as part of their pain, because they are displaced and convicted to the escalating condition of misery. Glancing through Central America, Central Africa and from Balkans to South East Asia, we could discern the disasters that befall to the immigrants, who are subject to such like mobility. For them, mobility across borders mean compulsory-migration-in-poverty, and this is never the salvation. Forced migration is the next step in displacement, rather than a consequence. When life itself becomes a displacement game, immigrants demand one thing: a referee and rules with justice.

In spite of its transformation into another tool of male-dominated language by the recreation industry, football actually anticipates a utopian collective structure, much like other team games. As the societal statuses and identities vanish under the team uniforms, rules are the same for everyone, thus football is one of the potential areas where justice could be effectual and real! As industrial football shapes football’s ‘stadium’ into ‘arena’ and players into gladiators, the football that is outside this perception conveys the clues of a utopian language, with its simplicity and crowd.

The crowd, formed by the watchers of the beloved team, would re-invent the meaning of being together in the stadium, as long as they don’t see themselves as pure consumers. Yet, obviously, football is only a game; a game that could enable playing and watching altogether.

* The video you watch on the left hand side projection, is produced by re-editing Reyan Tuvi’s documentary: ‘Ofsayt’ (2010). We would like to thank Reyan Tuvi for allowing us to use her film material.

İyi Niyet: Barışın Mimarisi ve Misafirperverlik Sözlüğü

The Good Cause: Architecture of Peace and Vocabulary of Hospitality

Stüdyo-X Istanbul 06.03-24.04.2015

 

 

Projeyi paylaş / Share this Project